porno izle gizli cekim porno izle gizli cekim porno izle gizli cekim porno izle agarw porno izle gizli cekim porno izle adana escort türk gay porno

BİR TAKVİM BAŞLANGICINI GÜNAH GECESİNE DÖNÜŞTÜRMEYELİM.

BU GECE MEKKE'NİN 1386.FETİH YILDÖNÜMÜDÜR. KUTLU OLSUN

1 Ocak yeni bir miladi yılın başlangıcı olmakla birlikte 1 Ocak aynı zamanda kutlu şehir Mekke’nin yeniden Tevhid inancının sembolü oluşunun da fetih yıldönümüdür. Allah'ın evi, İslam dininin merkezi olan Mekke'nin fetihle birlikte şirkten ve putperestlikten arındırılışının, Tevhid inancı hâkimiyetinin tescillenişinin ve  Müslümanların küllerinden yeniden dirilişinin de yıl dönümüdür.

         Mekke'nin fethinin 1386.Yılının İslam ve İnsanlık alemine hayırlar getirmesini,İslam kardeşliğinin tesisine,Müslümanların  yeniden dirilişine,tevhit inancının vahdete dönüşmesine  vesile olmasını diliyorum.

                   Müslümanların inanç ve kültür tarihinde kutlanmaya ve ders alınmaya değer Fetih gecesi gibi çok anlamlı bir gece varken, bir miladi bir takvime başlangıç  olmanın dışında  Müslümanlar için hiç bir anlam taşımayan yeni bir  yılın başlangıcında "yılbaşı kutlamaları" adı altında  aklı ve sağlığı tehdit eden içkili alemler düzenlenmesi,  cinsel taşkınlıklar ve sapkınlıklarla ahlaksızlığın normalleştirilmesi, bu geceye has aile bütçesini sarsan israf ve savurganlıklar yapılarak cahiliye dönemi dediğimiz şirk döneminin yaşatılması son derece düşündürücüdür.

         Özellikle Devletin  ve belediyelerin bu geceye has havai fişek gösterileri, eğlenceli  programların tertiplenmesi,  içki içenlere araç ve şoför tahsis etmek suretiyle katkı sunmaları; kötülüklerin teşvik edilmesine tahrif olmuş bir dinin hortlatılmasına şirk ve küfür ehli olan  başka milletlerin kültürlerinin,örf ve adetlerinin körü körüne taklit edilmesine alet olmak suretiyle  yılbaşı gecesinin  günah  gecesine dönüştürülmesine katkı sunmaktan başka bir şey değildir.

         Devlet;  halkının % 99'u Müslüman olan bir ülkede   Devlet eliyle böylesine kötülükleri açıkça  içinde  barındıran bir eylemin paydaşı  ve teşvikçisi olabilir mi? Askerimiz polisimiz bir tarafta terör illetiyle boğuşurken diğer tarafta süfli emellerine alet olan bir güruhun hizmetine  tahsis edilebilir mi? Sorularını sorma hakkımız vardır.

          Devlet organlarının görevi kötülükleri teşvik etmek değil,gençlerimizi ve halkımızı içki,kumar,madde bağımlılığı ve piyango gibi şans oyunlarının ağından kurtarıcı  tedbirler almak,helal kazanç yollarını teşvik etmek olmalıdır.

         Müslüman toplumların içinde bulunduğu sıkıntıların başlıca sebebi kendi güzelliklerini ve kendi din ve medeniyet değerlerini terk edip,  şirk ve küfür ehlinin yılbaşı kutlamalarını ve başka rezaletlerini alışkanlık haline getirmeleridir.

         Hz. Ali'ye izafe edilen bir kelamı kibarda ifade edildiği üzere "İnandığınız gibi yaşamazsanız,  yaşadığınız gibi inanırsınız." İnanıldığı gibi yaşamamanın bedeli yaşanıldığı gibi inanılarak ödenir. Bu gün inandığımız gibi yaşamadığımız için yaşadıklarımızı inanç haline getirmenin bedelini ağır  en ağır şekilde ödüyoruz.

            Hani bir karga kilisenin kırık camından içeriye girmiş, kutsal sudan içmiş, ortalığı dağıtmış, putun üstüne de  pislemiş. Papaz içeriye girince manzarayı görmüş  kızmış ve kargaya:

Müslüman isen niye kutsal şaraptan içtin? Eğer Hıristiyan san niye putun üstünü pisledin? demiş.     Yılbaşı kutlama hazırlıkları içinde olan her  Müslüman ve her millet  “Ben Hıristiyan mıyım, Müslüman mıyım?” sorularını kendisine sorup  yaşantı itibarıyla kime  benzediğinin cevabını bulmaya çalışmalıdır.

 

            Ne yazık ki etkisi altında kaldığımız  kültür emperyalizmi ve batı hayranlığı yüzünden Milli Piyangomuz  dışında bütün dini hasletlerimiz ve milli değerlerimiz yerlerde  sürünmektedir.

            ABD’de Geoges Washington üniversitesinde çalışan  iki görevlinin,  dünyada Kur’an ahlakı ilkelerinin uygulanmasıyla ilgili   208 ülke halkı üzerinde  yaptıkları anket sonucunda,Hıristiyan ülkelerinin liste başı olması, Ülkemizin 103’üncü sırada yer alması,  diğer İslam ülkelerinin de bundan farksız görünmesi, asrımızda Hıristiyan dünyasını temsil eden Papa’nın “Müslümanlar, yılbaşını Biz’den daha iyi kutluyor” sözü; tüm Müslümanlar için hem bir ibret, hem de bir zillet vesikasıdır. 

         Yüce Allah’ımız bize  dini ve ahlaki değerlerimize sahip çıkarak kimlik ve kişiliğimizi korumamızı emretmiştir. Nitekim ayetlerde “ İşte bu din benim dosdoğru yolumdur.Artık ona uyun.Başka yollara uymayın.Yoksa o yollar sizi parça, parça edip sıratı müstegıymden ayırır. İşte bunları sakınasınız diye Allah size emreder.” (Enam 153) “ Sana gelen ilimden sonra eğer onların arzularına uyacak olursan işte o zaman zalimlerden olursun.(Bakara 145) “Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin.Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o onlardan olur."(Maide 51) ayetlerinde  gelenek, görenek, ve ibadetlerin de söz ve davranışlarında,bayramlarında eğlence ve kutlamalarında başka milletlere benzemeye  çalışanlara şiddetli bir tehdit  ve acı bir azapla cezalandırma uyarısı vardır.

                    Konumuzla ilgili Hadisi Şeriflerde ise“ Kim bir kavme benzerse, o da onlardandır” “ Bizden başkasının sünnetiyle amel eden bizden değildir.” ,“Yahudilere ve Hıristiyanlara benzemeyin , Yahudilerin selamı parmaklarla, Hıristiyanların selamı avuç içiyledir.Kim Allah Resulünün sünnetini terk ederek ve bunu başka bir sünnet veya gelenekle değiştirirse İslam’a bağlı olduğunu söyleyip Müslümanların ismiyle anılsa bile O İslam üzere değildir.” Buyrulur. Yılbaşı kutlamaları ; İslâm’a ve İslâmî değerlere sırt çevirmenin, inanç ve yaşantı olarak Hıristiyanlara benzemenin adıdır.

            Tarihimiz milli ve manevi kültürümüz  medeniyet değerlerimizin bizi biz yapan  güzel hasletler ile doludur.  6 asır ayakta duran İmparatorluk davamız  Bizi biz yapan  değerlerimize  bağlılıkla mümkün olmuştur.

          İnsanlık tarihinde  yaşadıkları baskı ve dayatmalar neticesinde asimile edilen, zorla köleleştirilerek, kimlik ve kişilik değişimine uğratılan milletleri görmek mümkündür.Ancak tarih boyunca  kendi istek ve arzularıyla varlık sebebi olan asli değerlerinden  İslami kimlik ve  kişiliklerinden bu kadar uzaklaşan milletler ne yazık ki sadece İslam coğrafyasında görülmektedir.       

            Bize kurtuluş reçetesi gibi sunulan batılılaşma ve taklitçilik adım adım sonumuzu hazırlayan zehrimiz olmuştur. İliklerimize kadar işleyen Batılılaşma ve taklitçilik sebebiyle  Birbirimizin dertlerini sevinçlerini paylaşma özelliğimiz kaybolmuştur.  

     Böylesine  insanlık dışı olayları Müslümanların  inanç ve  düşünce yapısıyla , kültür ve medeniyet anlayışıyla bağdaştırmak mümkün değildir. İslam'la bağdaşmayan  davranışların olağanlaşması geldiğimiz noktanın tehlike boyutunun göstergesidir.

             BBC’nin yayınladığı misyoner adlı kitapta geçen çarpıcı bir paragrafla noktalıyorum “Türkleri Hıristiyan yapmak imkânsızdır. Onları Hıristiyanlaştırmak için, onları önce dinlerinden uzaklaştırmamız gerekir. Bunu yaparken her türlü faaliyetin adına çağdaşlık deyiniz.” İfadeleri aklımızı başımıza getirmelidir.

                     Her nefis mutlaka ölümü tadacaktır.Kıyamet gününde Yüce  Allah  tarafından  emanet olarak verilen ömür,gençlik,sağlık gibi nimetler sebebiyle ömrümüzü nerede tükettiğimizin,gençliğimizi nerelerde geçirdiğimizin,malımızı nasıl kazanıp nerelere harcadığımızın, ilmimizle ne ameller işlediğimizin hesabı bir bir sorulacaktır. Bizim sorumluluğumuz kötülüklere alet olmak değil engel olmaktır.  

Peygamberimizin (S.A.V)‘Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz." emrine uyarak kendimizi hesaba çekmektir.

         Yılbaşı bir milleti yozlaştırmak amacıyla  dinimizin haram kıldığı içki,kumar,fuhuş,israf,gibi pek çok  kötülüklerin ve ahlaksızlıkların aynı anda kutlama adı altında sergilendiği çok amaçlı bir olaydır. Devlet kurumlarının milli değerlerimizi doğrudan hedef alan bu tür kutlamalara öncülük yapmasını doğru bulmak mümkün değildir.

         Gönlümüz;içinde bulunduğumuz şartlar; ülkemizde 15 Temmuz gecesi gerçekleştirilen alçak  FETÖ darbe kalkışmasıyla,güneydoğuda  PKK terör örgütü saldırıları ile, yine  IŞİD ve PKK kaynaklı  canlı bombalar vasıtasıyla, devam etmekte olan  Fırat  Kalkanı operasyonuyla kahramanca   savaşırken şehit düşen asker  annelerin yürekleri dağlayan feryatları ile yılbaşı kutlaması yapan çılgınların çığlıklarını birlikte duymaktan yana değildir.

         2016 Milletçe yaşadığımız  menfur olaylarda dikkate alınarak  devlet kurumlarında ve onlara ait misafirhanelerde  yılbaşı kutlamalarını  yasaklamasını temennisiyle yeniden Mekke'nin fethinin 1386.Yılının İslam ve İnsanlık alemine hayırlar getirmesini,İslam kardeşliğinin tesisine,Müslümanların  yeniden dirilişine,tevhit inancının vahdete dönüşmesine  vesile olmasını diliyorum.

 

MUSTAFA KIR 31 ARALIK 2016

MEMUR-SEN ANKARA İL BAŞKANI

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer GÜNCEL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Döviz Kurları
Anket
Sizce Eğitim sistemimiz nasıl kademelendirilmeli?
1+4+4+4 olmalı
4+4+4 devam edilmeli
1+5+3+3 olmalı
5+3+3 olmalı
Kesintisiz eğitime devam edilmeli 8+3
Zorunlu eğitim olmamalı
5 yıl zorunlu olmalı
www.kamuhaber7.com
© Copyright 2017 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
SEÇİM 2015